 |
| Albüm İstatistikleri |
Toplam resim 126 Toplam 158896 görüntülenme Toplam 60 oylama Toplam 294 oylama puanı Toplam 0 yorum.
|
En Yeni Resim sözlerimi geri alamam.. Gönderilme Tarihi 10.09.2008 Gönderen duxquu
|
|
| Şebnem Kısa Cümleler |
|
Türkiye'de artık müziğin çok içi boşaltıldı...
|
| TopList |
|
|  |
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)
|
 |
|
|
Hyleal 
Moderatör

    Oylar: 2
|
|
|
 |
|
Mesaj konusu: [Sinema] Hellboy II: The Golden Army(Hellboy II: Altın Ordu)
|
Tarih: 04 Eyl 2008 08:59 pm |
|
Filmin Künyesi
Vizyona Giriş Tarihi : 26.09.2008
Türü : Aksiyon
Ülke : ABD / Almanya
Süresi ve Yapım Yılı : 120 dakika - 2008
Yönetmeni : Guillermo del Toro
Oyuncular : Ron Perlman,Selma Blair,Doug Jones,James Dodd
Senaryo : Guillermo del Toro, Mike Mignola (comic book)
Müzik : Danny Elfman
Görüntü Yönetmeni : Guillermo Navarro
Filmin Özeti
Hellboy Altın Ordu’ya karşı…
Hellboy, babası Profesör Treyor’ın anlattığı, mistik yaratıklar ve insanlar arasında yıllar önce yaşanan eski bir savaşla ilgil fantastik bir masalı dinleyerek büyümüştür. Bu masalda bir cinin büyük ve güçlü bir ordu yarattığı anlatılır. Efsaneye göre, bu orduyu ancak Elves Kralı ya da onun soyundan gelen biri kontrol edebilecektir.
Kral Balor, Altın Ordu’nun yaptığı katliamın bir daha yaşanmaması için bir emir verir. Buna göre insanlar şehirlerde, yaratıklar da ormanlarda yaşayacaklardır. Kral Balor’ın oğlu Nuada bu emre karşı gelir ve ülkeyi terkeder; tekrar ortaya çıktığında ise tek amacı Altın Ordu’yu tekrar kurup insanlığı yok etmektir. Onu durdurma görevini ise Hellboy ve ekibi üstlenir.
Mike Mignola’nın çizgi roman eserinden yola çıkarak senaryoyu kaleme alan Guillermo del Toro, aynı zamanda filmin yönetmenliğini de üstlenmiş. Başrolleri Ron Perlman, Selma Blair, Doug Jones, James Dodd ve John Alexander paylaşmışlar. Görüntü yönetmenliğini Guillermo Navarro’ın yaptığı filmin müzikleri ise Danny Elfman’a ait.
Çizgi romanın yaratıcısı Mike Mignola, öykünün folklor ve peri masalı unsurları üzerinde odaklandığını şu sözlerle ifade ediyor:
“Bu filmde dünyamızı felakete sürükleyen Naziler, makineler ve çılgın bilim adamları yerine, kendi dünyamızdan çıkarıp bir köşeye attığımız eski tanrılar ve karakterler var. Ben bu karakterleri, Amerika’da Kızılderililerin şu an içinde bulunduğu duruma benzetiyorum. Kızılderililer özel koruma alanlarına sürüldüler. Oralara giderseniz yaşlı ve bilge bir kızılderilinin size, ‘Zaten olacağı buydu. Artık mücadele edecek gücümüz kalmadı. Kaderimizi kabullendik’ dediğini duyabilirsiniz. Geronimo ruhlu bir başka kızılderili ise, ‘Aksi takdirde beyaz adamı öldürmeye devam ederdik’ diyecektir.
Bizim filmimizdeki durum da buna benzer. Elf karakterlerimiz vardır. Bunlar bir köşeye çekilmişlerdir. Eğer geri çekilmemiş olsalar dünyayı ele geçireceklerdir. Kızılderililer nükleer savaş başlığına sahip olsalardı sorusunun bizim filmimizdeki eşdeğeri elflerin aslında kullanabilecekleri müthiş silahlara sahip olmalarıdır. Peki bunlar günün birinde o silahları kullanmaya karar verirse ne olur?”
|
|
|
|
|
|
 |
|
 |
|
|
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)
|
 |
|  |